BİLİM VE HUKUK

 

BİLİM VE HUKUK

 

Yüzyıllardır hukuk ve bilim arasındaki ilişki, hukukun bir bilim olup olmaması sorunsalı ve hukukun bilimselliği konusu tartışıla gelmiştir. Bu yazıda,  'Hukuk bir bilim midir?' sorusuna yanıt aramaya çalışılacaktır.

Öncelikli olarak Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük tanımına göre bilim; ''Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.[1]'' olarak ifade edilmektedir. Bilim, içinde bulunduğumuz ortamda yaşanan olay ve olguları incelemektedir. Bu olaylar, yalnızca doğal çevre ile ilgili değil biz bireyler ve genel olarak insan topluluklarıyla da ilişkilidir. Bireylerin tinsel sistemini anlamak ve açıklamak ve buradaki eksiklik, aksaklık ve bozuklukları gidermek adına psikoloji(tin bilimi), yine bedensel yapısını ve düzenini açıklamak üzere anatomi ve birey topluluklarının bir arada yaşamalarını sağlamak üzere geliştirilen ve topluluk üyelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen sosyoloji(toplum bilimi) ortaya çıkmıştır. İnsanı ilgilendiren tüm bu bilim türlerine genel olarak Sosyal(toplumsal) bilimler denmiştir.

Hukuk, yapısı gereği tüm bilimler ile ilişkilidir. Hukuk süjesi, öteden beri var olan tüm bilim türlerinin içine bir biçimde dahil olmuştur. Örnek olarak tıp bilimi otacılık zanaatının gelişmesi, şifalı otların etkin bir biçimde kullanımıyla biçimlenmiş, hukuk da bu kullanımı çeşitli kurallar koyarak sınırlamış, hekimlere ve hastalara birçok yükümlülükler ve yasaklar ortaya koyarak tıp bilimini büyük ölçüde sarmıştır. Hukukun tanımına gelecek olursak hukuk; 'hak' sözcüğünün çoğul hali olmakla birlikte bu anlamla sınırlı değildir. Hukuk; kişilerin birbirleriyle olan özel veya kamusal işlerini düzenleyen kurallar bütünü olarak tanımlanabilir. Hukuku oluşturan şey kurallardır. Yaygın inanç, gelenek-görenek, adetler ve toplumsal anlayışın bir araya gelip ortak bir uzlaşı noktasında buluşup var ettiği kurallar.

'Hukuk bir bilim midir?' sorusunun kafa karıştırıcı yanı işte burada başlamakta. Yaygın inançlar değişebilir, dönüşebilir ve hatta bütünüyle ortadan kalkabilir. Gelenek ve görenekler içinde bulunduğumuz zaman dilimine ayak uyduramayıp tarihin tozlu sayfalarında yok olmaya mahkum bırakılabilir toplum tarafından. Yine toplumsal anlayış yeni gelişmeler, toplumu etkileyen devasa nitelikteki olumlu veya olumsuz olaylar karşısında başkalaşabilir. Peki tüm bunlara karşın hukukun bir bilim olduğu söylenebilir mi?

Troper''Hukuk bir bilim olmasa bile, hukuku tarif etmeyi görev edinmiş bir bilim düşünülebilir. Hukuk, kuralların (buyrukların) özel bir türünden oluşur. Hukuk bilimi ise öner­melerden ibarettir. Önermeler doğru ya da yanlış olabilir, buyruklar yanlış olamaz. Sigara içilmez buyruğuna itaat etmek reddedilebilir ama bu buyruğa yanlıştır de­nilemez. Bilgiler bütünü olan bilimdir, hukuk değildir. Söz konusu nedenle hukuk bilim olamaz.''[2] demek suretiyle kesin, keskin, ve değişmez kurallar koyan hukukun bir bilim olamayacağını dile getirmiştir.

Serozan ise Bilim doğanın, toplumun ve düşüncenin oluşum ve gelişim yasalarını, yani nesnel gerçeğin ve bu gerçeğin bilince yansıyışının yasalarını pratikte doğrulaya­rak, yöntemli ve sistemli biçimde bilgi olarak edinip yeniden üreten etkinliktir. Bu olgu karşısında adli tıbbın, karşılaştırmalı hukukun, hukuk tarihinin ve sosyolojinin öz ve biçim yönünden bilimselliği asla tartışılamaz.” diyerek hukukun bazı türlerinin, oluşumunun bütünüyle doğa ve insanın nesnel gerçeğe ulaşma arzusuyla şekillenen bilim ile birlikte doğduğundan söz etmektedir.

Hukuku, bilimin ölçütleri ve özellikleri bakımından incelediğimizde de onun bir bilim olduğu sonucuna ulaşmak mümkün olacaktır.

Öncelikli olarak hukuk da bilim gibi gözlenebilir niteliktedir. Hukukun varlığı ve yokluğunun ortaya çıkardığı sonuçlar ile hukuk kurallarının değişiminin yaratacağı sonuçlar gözlenebilir.

Hukuk da bilim gibi ölçülebilir niteliktedir. Hukuk kurallarının oluşturduğu düzen içersinde bir alanla ilgili olarak sayısal verilere ulaşma imkanı vardır.

Hukuk, iletilebilirlik özelliğine haizdir. Başlangıçtan gelen bilgi birikimi ve bunun aktarılması, bilimdeki gibi hukuku da has bir durumdur.

Hukuk kuralları tekrarlanabilir. Önceden oluşturulmuş yasalar başka toplumlara yön ve yol gösterebilir.

Tüm bu ölçütlerle birlikte, hukuk, bilimin özelliklerine de sahiptir. Öncelikli olarak hukuk, evrenseldir. Ayrık durumlar, koşullara ve durumlara göre değişiklik gösteren ince ayrıntılar olmakla birlikte temel bir hukuk nosyonu ve genel bir hukuksal anlayış mevcuttur.

Hukuk kuralları küçüğü, savunmasızı, özel bireyleri, korumak vb. durumlar dışında objektif bir tutum sergiler. Bireylere değil toplumun geneline aynı kuralların sunulduğu bir yapıdadır.

Hukuk tıpkı bilim gibi olgusaldır. Gözlemleme yapılmasına imkân verir. Özellikle neden-sonuç ilişkilerinin gözlemlenmesi olgusallığa örnektir.

Hukuk tıpkı bilim gibi seçicidir. Hukuk dünyasında bir karşılığı olmayan hukuksal nitelik taşımayan olaylar inceleme konusu yapılmaz. Örneğin fiziksel doğada meydana gelen olaylar hukukun alanı içinde yer almaz.

Hukuk mantıksaldır. Temel adalet gereksinimi ve toplum düzeninin sağlanıp korunmasına yönelik olarak akla ve mantığa uygun tutumlar sonucu ortaya çıkmıştır.

Hukuk, genelleyici nitelik taşımaktadır. Hukuksal olaylar ve bunların süjeleri arasındaki bağı bir bütün olarak ele alır ve inceler.

Hukuk tıpkı bilim gibi sistemlidir. Açıkçası tanımında da zaten sistemli kurallar bütünü ifadesi yer almaktadır. Hukuk kuralları; yapımından, yasalaşmasına, yürürlüğe girmesinden, uygulanmasına değin bütün süreçlerde bir sistem içerisinde olmuştur.

Yukarıda da söz ettiğimiz üzere hukuk ve bilim unsurları, ölçütleri ve özellikleri açısından birbirleriyle tam bir uyum içerisindedir. İşbu nedenle hukukun, bir bilim, sosyal bir bilim olduğunun kabulü ile doğumundan, değişmesine ve gelişmesine, uygulanmasından, infazına kadar olan tüm süreçlerde mantık ve rasyonellik anlayışıyla genelleyici ve sistematik olarak varlık bulduğunun anlaşılması gerekmektedir.



[2] Ali Nazım Sözer, ‘Bilim ve Hukuk’’ Dergipark, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/787596, e.t.: 27.03.2021

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİLİM VE ETİK

HUKUK VE ETİK

BİLİM NEDİR?