BİLİM VE ETİK

                                                              BİLİM VE ETİK

 

Bil, kökünden türeyen bilim kavramı, insanoğlunun bilmek üzerine yaptığı bütün eylemlerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İnsan, her zaman önce kendini tanımaya çalışmıştır. Şiirlerde bile ‘’ Ben neyim ve bu hal neyin nesi?’’ sorusunu soran insanoğlu hep bir yanıt bulmaya çalışmıştır. Kişinin kendini tanıma isteği, içinde yaşadığı çevreyi de tanıma ve keşfetme boyutuna ulaşmış ve bir varlık-yokluk muhasebesi yapıla gelmiştir. Konu hiçbir zaman yalnızca tanıma olmamıştır. İnsanoğlu hem karşılaştırma hem muhakeme etme ve anlam çıkarma yoluna da başvurmuştur.

Burada, bilgelik sevgisi olarak Türkçeleştirilmiş olan felsefe devreye girmiş ve tüm bu düşsel ve fikirsel eylemleri bir sistem içerisine almıştır. Bu sistem ise bilgi edinme arzusuna bilimsellik kazandırmıştır. İşte bilim, ‘’ Evrenin, evrendeki olguların ve olayların bir bölümünü ele alıp birtakım yöntem ve deney yolları kullanarak ve gerçeğe, gerçekliğe dayanarak birtakım yasalara ulaşan bilgi yolu, düzenli ve tutarlı bilgi.’’[1] olarak tanımlanmıştır.

Bilimin felsefi boyutu çok geniş bir ölçüde yaygındır. Bilgi felsefesi, varlık felsefesi, hukuk felsefesi veya sair türleri vardır, felsefenin. Bunların yanı sıra, ahlak felsefesi olarak bildiğimiz etik de felsefenin çeşitleri arasında yerini almıştır. Etik, Yunanca ‘Ethos’ sözcüğünden türemiştir. ‘Kişilik veya Karakter’ anlamı taşımaktadır. Etik; ‘’Felsefenin, ‘ödev’, ‘yükümlülük’, ‘sorumluluk’, ‘gereklilik’, ‘erdem’ gibi kavramları analiz eden, doğruluk ya da yanlışlıkla, ‘iyi’ ve ‘kötü’ ile ilgili ahlaki yargıları ele alan, ‘ahlaki eylem’in doğasını soruşturan ve iyi bir yaşamın nasıl olması gerektiğini açıklamaya çalışan dalı.[2]’’ olarak tanımlanabilmektedir.

Yukarıda yapmış olduğumuz bilim tanımında bir sistemden söz edilmektedir. Sistem, unsurları olan, bir çerçeve içine dahil edilmiş, kurallı bir düzendir. Bilim de belirli bir kurallar bütünü içinde hayat bulmaktadır. Bu kurallar, bilim etiğini oluşturmaktadır.

Bilim etiği ise bilimsel etkinliklerin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan değer sorunları ile bunlara getirilen çözüm önerilerinin tartışıldığı alan olarak ifade edilebilir. Bilim etiği, bilimsel çalışmalarda bulunanlara, bu çalışmalar sırasında uymaları gereken ilkeleri gösterir.[3]

Bilim, bilimsel nitelik taşıyan, düşünceler, sorgulamalar ve araştırmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bilimsel araştırma yolları, doğru ve gerçek bilgiye ulaşmak adına bir etkinlik yürütür. Bu yolda uyulması gereken kurallar vardır. İşte bilimsel etik, bu kuralları oluşturur ve bir değerler bütünü yaratır. Bilimsel araştırma veya herhangi bir bilimsel çalışma yapan çalışmacı, bu değerler bütününe riayet etmelidir. Bu kurallar çalışmanın her aşamasında kendini göstermektedir. Örneğin katılımcılar açısından makul amaçlar ve yöntemler kullanılarak araştırma yapılmalıdır. Araştırma sürecinde, bilimsel ihmal ve saptırma gibi durumlara mahal verilmemeli araştırma bittiğinde ise yayın etiğine uygun olarak yayın ve sunum yapılmalıdır. Fikri mülkiyet kavramının ortaya koymuş olduğu yükümlülükler yerine getirilmeli akademik etik kurallarına riayet edilmelidir.

Bilim ve etik her yönüyle birbiriyle sıkı ilişki içinde olan iki kavramdır. Bilim doğası gereği felsefeyle bağlıdır ve oluşumunda ahlak felsefesi geniş bir yer kaplamaktadır. Bilimin gelişmesi de bilim insanlarının yaptığı tüm çalışmalarda genel olarak etik, özel olarak bilimsel etik kuralları gözetilerek sağlanacaktır.



[1] https://languages.oup.com/google-dictionary-tr/

[2] Ahmet Cevizci, ‘Felsefe Sözlüğü’  3. Baskı, Paradigma Yayınları, İstanbul, 1999, s. 18

[3] https://www.anadolu.edu.tr/arastirma/bilim-etigi-kilavuzu-ve-ekleri

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

HUKUK VE ETİK

BİLİM NEDİR?